All posts filed under: Kitap

50 Yıllık Aşk Türkan Şoray

Türk sinemasının 100. yılında Ercan Akarsu’dan çok değerli bir arşiv. Türkan Şoray’ın 50 yıllık sinema hayatının Ses, Sinema, Hey gibi dergilerin kapaklarındaki yansıması, özellikle koleksiyonerlerin ve Sultan hayranlarının başka yerde ulaşamayacağı görsel bir hikâye anlatıyor. Aylık ya da haftalık magazin dergilerinin kapaklarının özenle seçilerek, kopyalanarak oluşturulduğu bu tür görsel malzemeleri içeren böyle kitaplar, Batı yayıncılığında sık sık görülür. Çeşitli dergi kapakları seçkisiyle oluşturulan kitaplar, ünlü oyuncular üzerine kurulduğu gibi, ünlü ressamların çizimlerinden meydana getirilen “Pin-up” kızlarını da kapsar. Köln, Londra, Los Angeles, Paris ve Tokyo gibi uluslararası büyük kentlerde yayın yapan bazı yayınevleri bu tür yayıncılıkta öncüdürler. İşte, Türkan Şoray sevdalısı olan Ercan Akarsu da kendi ülkesinde, kendi imkânlarıyla benzer bir çalışmayı gerçekleştiriyor. Türkiye’de yayınlanan Türkan Şoray’lı sine-magazin dergileri kapaklarını yıllarca biriktirdiği, arşivlediği bu görsellerle, tutkunu olduğu Türkan Şoray’a fetiş bir selam gönderiyor. Artist, Ses, Sinema, Pazar ve Perde gibi bir dönemin ünlü dergileriyle… Agâh Özgüç

Akustik Şiirler

Türkiye’nin önemli müzisyenleri ilk kez bir arada bu kitapta… Şair ve müzik yazarı Kadri Karahan’ın hazırladığı Akustik Şiirler isimli proje ülkemizin birbirinden değerli müzisyenlerini bu kez şarkıları ile değil şiirleri ile sizleri buluşturuyor. Akustik Şiirler iki yıla yakın bir sürede hazırlandı. İki değerli müzik yazarı ve eleştirmeni Naim Dilmener’in ve Deniz Durukan’ın da önsöz yazarak katkıda bulunduğu kitabın geliri Serhan Şeşen Müzik, Felsefe ve Yaşama Saygı Derneği’ne bağışlanacak. Bu kitap, müzikal anlayışları/öncelikleri çok geniş bir alana yayılmış isimleri bir araya getiriyor. Bu geniş müzikal anlayış ve öncelikler, kitabın içeriğine de olduğu gibi yansımış. (Form ya da biçim olarak) birbirinden farklı şiirler yer alıyor sayfaların arasında ama ortak noktaları, giderek kuraklaşan/ıssızlaşan insana dair. Naim Dilmener

Albatros Süvarisi

İhanet ve zorbalıkla güçlenen, Gök Ülke ve Deniz Ülke’yi karanlıklara boğmak isteyen Alacakaranlık Ordusu’na karşı Denizler Hanı’nın önderliğinde yaşam savaşı veren bir halk… Göklerde ve denizlerde kıyasıya bir mücadele… Adalet ve özgürlüğün mücadelesi… Türkiye’de ve yurt dışında başarılı çalışmalara imza atmış olan besteci Soner Canözer, ilk kitabı Albatros Süvarisi’nde fantastik bir dünyanın kapılarını açıyor. Yazar, iyi ile kötünün; zorbalık ile adaletin bitmek bilmeyen mücadelesini yalın ve etkileyici bir dille anlatıyor. Kitabı için dokuz bölümlü senfonik bir eser besteleyen Soner Canözer’in bu çalışması Türkiye’de ilk kez kitap için hazırlanan bir soundtrack albümü niteliğini taşıyor. Albümde yer alan besteler, Peter Illenyi yönetimindeki Avrupa’nın önde gelen orkestralarından biri olan Budapeşte Senfoni Orkestrası tarafından Macar Radyo Stüdyoları’nda kaydedildi. Kitabın illüstrasyonları ise Taylandlı sanatçı Chaichan Artwichai’nin imzasını taşıyor.

Albatros Süvarisi: Atlas Ulusu

Ey göklerdeki ak yıldızın ruhları Ey bilgeler, bilenler, kırk savaşçılar Mavi Gök’ün Yasası’nı yazan ulular Ey gecenin koynundaki kadim çınarlar Albatros Süvarisi benim adımdır Merhamet dostum, zulüm hasmımdır Dokuz deniz, dokuz gök tanık olsun ki Hak ve adalet benim andımdır! İşgal altındaki Anakara Kıyılarını kurtarmak ve Irağan’ın bütün deniz halkını tutsak etmesini engellemek için görevlendirilen Albatros Süvarisi, serinin son kitabı Atlas Ulusu’nda, Irağan’ın güçlü silahı, kibrin ve kötülüğün abecesi sayılan Kem-Söz’e karşı, akıl, vicdan ve Gök-Söz’le birlikte Atlas Ulusu insanlarının özgürlüğü için mücadele veriyor. Yeryüzünde iyilik ve kötülüğün mutlak bir sahibi yoktu. İyilik de kötülük de onu sahiplenenin oluyordu.

Albatros Süvarisi: Zemheri Şahı'nın Hazinesi

Kuzey Bozkırı’nın yürekli hanı öfkeyle haykırdı: – Seni arsız hortlak! Atalarım senin ne kadar kendini beğenmiş olduğunu söylerlerdi, belli ki seni iflah etmeye ölüm bile yetmemiş. Zira kendine ilah edindiğin kibrin, hâlâ yerlere göklere sığmayacak kadar büyük! – Çadırdan gelen bir barbar için epey süslü laflar ediyorsun göçebe! – Ben süslü laflar etmem Zemheri Şahı, taşıdığım yegâne süs onurumdur. Lakin çadırdan geldiğim doğrudur. Seninse düne kadar şaşaalı sarayların, üstüne kondurduğun koca koca kubbelerin vardı. Ama işte hepsi yıkıldı ve elinden gitti. Benim sarayım uçsuz bucaksız bozkır, kubbesiyse sonsuz Mavi Gök’tür. Ya sen Zemheri Şahı, sen bunları yıkabilir misin? Birinci kitabıyla fantastik dünyanın kapılarını aralayan Albatros Süvarisi, serinin ikinci kitabı Zemheri Şahı’nın Hazinesi ile maceralarına devam ediyor.

Bana Bi' Şey Olmaz: HIV Pozitif Öyküler

HIV ve AIDS… Hayatımıza girdiği ilk günden bu yana ahlaksızlıkla, dramla, ölümle ama hep ötekiyle anılan bir virüs, bir tıbbi sendrom. Edebiyat ve sanat dünyamız bu konu hakkında neredeyse yok denecek kadar az yapıt verdi bugüne kadar. Bu az sayıdaki yapıtın tamamı ise yine aynı bakış açısıyla HIV’i bir yana toplumu bir yana koymak yolunu seçerek, virüsün sadece belli grupların meselesi olduğu savını güçlendirdi. Oysa artık bütün dünya biliyor ki; HIV’de diğer tüm virüsler gibi herkesi etkileyebilecek, düzenli tedaviyle AIDS’e dönüşmeyen ve hiçbir şeyden vazgeçilmesini gerektirmeyen, ahlaki değil tıbbi bir durum. Bu kitapta kimileri ilk kez öykü yazan yazarlar, HIV pozitifleri toplumdan ayrı bireyler gibi konumlamadan hem onların hem de toplumun tutumunu anlamaya ve söz konusu HIV olunca belki de ilk kez empati yapacak okura “bana bi’ şey olmaz” dedirtmemeye çalıştılar. Bütün yazarların da tıpkı okurlar gibi ilk kez HIV hakkında yazdığı düşünüldüğünde, bu geç kalmış çabanın zorluğu ve değeri bir kez daha anlaşılacaktır. HIV tanımlanalı otuz üç, Türkiye’de ilk AIDS vakası görüleli yirmi dokuz, virüsü ölümcül olmaktan çıkarıp kronik taşıyıcılık seviyesine indiren etkin tedavi …

Bana Gerçeği Söyle Doktor

ABD’de halk sağlığı alanında çalışan ve ABC News’in sağlık ve tıp editörü olan Dr. Richard Besser, tüm gündelik sorularınıza kolay ve anlaşılır cevaplar veriyor. Bana Gerçeği Söyle Doktor‘da yazar sağlığımızla ilgili kaygılarımız anlıyor ve bizi tıbbi terimlere boğmadan basit ama etkili öneriler sunuyor. “Her gün aspirin içsem, kalp krizini önleyebilir miyim?” “Günde 30 dakika spor yapsam sağlıklı bir insan olur muyum?” “Kolesterolüm yüksekse, kolesterol düşürücü ilaç mı kullanmalıyım?” “Aşırı tuz tüketmek, yüksek tansiyona yol açar mı?” “Aşırı şeker tüketmek, diyabete yol açar mı?” “Günde 8 bardak su içmeli miyim?” “Bulmaca çözmek, Alzheimer hastalığını engeller mi?” “Her gün bir multivitamin almam gerekiyor mu?” “Kemiklerimin güçlenmesi için kalsiyum kullanmalı mıyım?” “Sırt ağrısının en iyi ilacı dinlenmek midir?” Sağlıkla ilgili hassas ve kafa karıştırıcı sorularınızın çoğuna anlaşılması kolay cevaplar vereceğim. Amacım, daha uzun ve sağlıklı bir hayat sürmek için neler yapmanız gerektiğini keşfetmenize yardımcı olmak.

Baştan Başa Latin Amerika

Baştan Başa Latin Amerika, Pırıl Yay Aydın’ın 2007’de çıktığı büyük Latin Amerika turunda tuttuğu notlardan yola çıkıyor. Hayata Parantez: Latin Amerika kitabının yenilenmiş baskısı olan bu kitap, 2015’e kadar devam eden en güncel Latin Amerika ziyaretlerinden yeni notları ve ülkeleri de içeriyor. Ne turistik bir rehber kitap ne de bir uyanış manifestosu olma iddiası güden Baştan Başa Latin Amerika, samimi bir duruşla yolları ve yolların getirdiği anları paylaşıyor. “Hangimiz normal hayat rutini içinde işimizi, eşimizi, yükümlülüklerimizi, hatta sıradanlaşan keyiflerimizi sorgulayıp alternatif bir rota hayal etmiyoruz ki” sorusuyla başlayan kitap, yazarın kendine 30. yaş hediyesi olarak verdiği, bir yaşam hayali olan Latin Amerika serüvenini anlatıyor. Sonrasında da yazdığı ilk Latin Amerika kitabıyla tüm hayatının nasıl değişip dönüştüğünü… Toplam 15 ülke ve 100’den fazla şehir üzerine keyifli yol hikâyeleri…

Bazı Kuşlar

Yeşil Sabun Kokan Irmak Kenarı Esperanza – Arjantin * Sağımın ve solumun aynı oranda yeşile kestiği, bol rampalı ama bol ‘yaşamak’lı bir yolda mayalandım bugün. Nefisti… Çok yaşlı bir terzinin elinden çıkmışçasına biçimli, kadife bir yol seriliydi önümde ve yeşilin kaç tonu olabileceği sorusundaydı aklım. Kanıyor öyle… Bazı Kuşlar Gitmek geldiğinde kalamazsın…

Bir Bilet Al

“Interrail, sadece bir tren bileti değildir. Avrupa trenlerinde sınırsız ulaşım sağlayan interrail, aynı zamanda maceraya, özgürlüğe, dünya vatandaşlığına, kendini keşfetmeye alınan bir bilettir” diyen Gizem Altın, bir bilet alıp 25 yaşında tek başına bir interrail seyahatine çıkıyor. Hayatında ilk defa yurtdışına çıkan genç bir kadının yolculuk anılarına eşlik ederken Yunanistan’dan bindiğiniz bir feribotla kendinizi İtalya’da bulacak, Fransız Riviera’sında dolaşacak, İspanya’nın kuzeyindeki San Sebastian’ın uçsuz bucaksız plajlarını içinize çekeceksiniz. Boyunuz kadar sırt çantasıyla sokaklarda yürümekten sırtınız tutulacak, yeni tanıştığınız arkadaşlarınızla bilmediğiniz bir dilde avaz avaz şarkılar söyleyeceksiniz. Siz kitabı okurken pencerenizden İtalya’nın tadına doyulmaz günbatımları geçecek, yolda olma isteği sizi içine çekecek ve belki de bir bilet alıp gitme isteğine karşı koyamayacaksınız.